Rutte, NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın ardından basına açıklamalarda bulundu.
Bugün düzenlenen oturumların diğerlerinden çok daha farklı olduğuna işaret eden Rutte, müttefiklerin 2025’teki Lahey Zirvesi’ndeki taahhütlerini yerine getirmeye başladığını, bunların somut kanıtlarının görüldüğünü dile getirdi.
Rutte, diğer taraftan müttefikler arasında “zihniyet değişiminde gerçek bir dönüşüm” olduğunu belirterek, ortak bir vizyon birliği ve NATO içinde çok daha güçlü bir Avrupa savunmasının bulunduğunu ifade etti.
Müttefikler daha fazla yatırım yaparken, artan talebin artan arzla karşılanmasının kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Rutte, İttifak genelinde daha fazla hava savunma sistemi, daha fazla mühimmat ve daha güçlü tedarik zincirlerine ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Müttefik topraklarının her karışını savunma konusunda birlik içindeyiz”
Rutte, Rusya’nın süregelen bombardımanı altında bulunan Ukrayna’nın sadece dirençli değil, aynı zamanda olağanüstü bir yaratıcılık sergilediğini belirterek, “Ukrayna’nın egemenliğini savunması için ihtiyaç duyduğu desteği sağlarken, özellikle hava savunma alanında, insansız hava araçları (İHA) ve karşı-İHA teknolojileri bağlamında sergiledikleri yenilikçi kapasiteyi de destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bugün düzenlenen NATO-Ukrayna Konseyi’nde de Kiev’e yeni destek taahhütleri geldiğini belirten Rutte, bunların hayati öneme sahip olduğunu söyledi.
Rutte, “Müttefikler birlik içindedir. Ukrayna’ya destek konusunda da müttefik topraklarının her karışını savunma konusunda da birlik içindeyiz.” dedi.
Dün başlatılan Arktik Nöbeti’nin de bunu bir kez daha açıkça gösterdiğine dikkati çeken Rutte, “Güvenliğimize yönelik hangi meydan okuma olursa olsun, birlikte çalışarak bunun üstesinden gelebiliriz. NATO, 1 milyar insanını güvende tutmak için bunu yapmaya devam edecektir.” diye konuştu.
“Daha çok Avrupa liderliğinde bir NATO’ya ihtiyacımız var”
ABD heyetine Savunma Bakanı Pete Hegseth yerine Savunma Politikaları Müsteşarı Elbridge Colby’nin başkanlık etmesiyle ilgili bir soru üzerine Rutte, söz konusu kişinin “Pentagon’daki en kıdemli üçüncü kişi” olduğunu belirterek, ABD’nin NATO ittifakına bağlı olduğunun altını çizdi.
Rutte, Colby’nin Savunma Bakanlarına hitabında bu bağlılığı teyit ederken, Asya-Pasifik’te bir saldırı olması durumunda Rusya’nın bu alanda ABD’yi meşgul edebileceğini, bu nedenle ABD’nin kendi güvenliği için güçlü bir NATO’ya sahip olunmasının hayati önem taşıdığını belirttiğini aktardı.
Hegseth de dahil olmak üzere ABD yönetimiyle çok iyi ilişkilerde olduğunu dile getiren Rutte, şunları kaydetti:
“Ancak şunu anlamalısınız ki ABD dünyanın en büyük ülkesi, en güçlü ordusu. Dünya ekonomisinin yüzde 25’ini oluşturuyor. Yani evet, NATO’ya tamamen yatırım yapmış durumdalar. NATO’ya demir atmış durumdalar. Bundan şüphe yok. Ancak ABD’deki bazı üst düzey yetkililerin bu sorumluluk dağılımına sahip olmaları ve kendi Asya-Pasifik yarım kürelerinin de sorumluluğunu üstlenmeleri nedeniyle her zaman Brüksel’de olamamaları beni çok endişelendirmiyor.”
Genel Sekreter, “Dolayısıyla bugün gördüğünüz şey, ABD’nin tamamen (İttifak’a) bağlı olduğu ve aynı zamanda Avrupa’nın, Kanada’nın daha fazla liderlik rolü üstlenmesiyle birlikte öne çıktığı bir NATO’dur. Aynı zamanda, daha güçlü bir transatlantik ittifak görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Colby’nin konuşmasının NATO’nun ABD’nin savunması için de oynadığı hayati rolü yeniden teyit ettiğini vurgulayan Rutte, “Daha çok Avrupa liderliğinde bir NATO’ya ihtiyacımız var. Peki bu nasıl işliyor? Avrupalıların kendi savunmaları için daha fazla harcama yapması ve daha fazla sorumluluk alması anlamına geliyor.” dedi.
Rutte, Avrupa’nın Türkiye, Norveç, İngiltere ve AB’de olmayan diğer ülkeleri de kapsayarak, dünyanın en büyük ve en zengin bölgelerinden biri olduğuna işaret etti.
Avrupa’nın savunma harcamalarını hızla artırdığına değinen Rutte, “Gördüğüm kadarıyla bu sadece gerçekleşmekle kalmıyor, aynı zamanda bunu sürdürülebilir kılmak için çok önemli olan zihniyet değişikliği de gerçekleşiyor. İnsanlar asla ayrılmayacağımızı, her zaman birlikte kalacağımızı, Kuzey Amerika, Kanada, ABD ve Avrupa NATO ülkelerinin birlikte kalacağını fark ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
Ukrayna’ya destek ve barış görüşmeleri
“Ukrayna’ya hayati önem taşıyan ABD ekipmanlarının akışının devam edeceğinden kesinlikle eminim.” diyen Rutte, bu ekipmanların Ukrayna’nın kritik hava savunma ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 90’ını, Patriot sistemleri söz konusu olduğunda ise yüzde 75’ini karşıladığını söyledi.
Rutte, “Bu nedenle akışın devam edeceğinden ve bunun için yeterli parayı toplayabileceğimizden kesinlikle eminim. Parayı nereden ve hangi fondan alacağımız konusuna gelince, bunu bana bırakın. Biz gerekli adımları atacağız, paranın orada olduğundan emin olacağız.” dedi.
ABD önderliğinde süren barış görüşmeleriyle ilgili Rutte, güvenlik garantilerinin “yüzde 90-95’inin halledildiğini” dile getirdi.
Rutte, “Ama bence hepimiz, bir barış anlaşmasının parçası olarak güçlü güvenlik garantilerine ihtiyaç duyulduğunu ya da en azından Ukrayna’nın orada olması gerektiğini, böylece bir barış anlaşmasından veya uzun vadeli bir ateşkesin ardından güvende olduklarını bilmelerini sağlamamız gerektiğini kabul ediyoruz.” diye konuştu.
ABD’nin barış görüşmeleriyle ilgili sürekli bilgilendirmede bulunduğunu aktaran Rutte, “Avrupa’nın burada daha ne yapabileceği konusunda bir tartışma var ve bence bu tartışmayı yapmak tamamen doğru. Yeter ki Avrupalılar da eminim ki yapacaklardır, çabaları konusunda tamamen açık olsunlar. Böylece tüm bunlar birlikte çalışsın çünkü tek bir amacımız var. Tek amacımız bu savaşı Rusya’nın bir daha asla saldırmaya çalışmayacağı şekilde sona erdirmek.” ifadelerini kullandı.
İttifak içindeki tartışmalar
Rutte, Grönland üzerinden yaşanan İttifak içi tartışmalarla ilgili soru üzerine, NATO’nun demokrasiler ittifakı olarak her zaman uzlaşının ve ilerlemenin yolunu bulduğunu vurguladı.
Zihniyet dönüşümünden geçildiğini dile getiren Rutte, şunları kaydetti:
“Güçlü bir NATO’ya ihtiyaç var ancak NATO, Avrupalılar daha fazla liderlik rolü üstlendiğinde daha güçlü olur. Tam olarak da bunu yapıyorlar. Böylece ABD, Asya-Pasifik gibi, batı yarım küre gibi ilgilenmesi gereken diğer bazı konularla da ilgilenebiliyor. Avrupa’da güçlü bir nükleer ve konvansiyonel varlığını da sürdürüyor. Bu da İttifak’ı çok daha güçlü hale getirecek. Bu yüzden bence bugün bir veya iki yıl öncesine göre çok daha iyi durumdayız.”








